hayat, Hayattan Kesitler, istanbul, Şehir

Fetih Paşa Korusundaki Kedi

Kedileri çok sevdiğimi söylemiş miydim ? Şu minnak canlıları sevmeyen blog yazarı olur muymuş hiç ? Kış tatilinde arkadaşımla Fetih Paşa korusunda yürüyüşe çıkmıştık. Hava serin, gökyüzü mavi, ağaçlar yeşil idi. Bu kedi manzaranın orada durmuş bize sinirli sinirli bakıyordu. Neden öyle baktığını anlayamadık. fotoğraf çekilmemize de engel oldu. Tam ışığın yeterli geldiği yönde, çitlerin üstünde duruyordu. Bizde onun fotoğrafını çektik 🙂 Kimi hayvanlar çok tuhaf biz tam gidecekken o yukarıda gördüğünüz gibi yere uzandı beni sevin, benimle oyanayın dermişçesine hareket etmeye başladı. Biz dediklerini yapmayınca yine sinirli sinirli baktı. Bizde onu manzarayla yalnız bıraktık. Bu arada bir kediyi böyle sinirlendirecek ne olabilir ki ? .

Bol Kedili Günler

-Alumina

Reklamlar
Kitaplar, Şehir

Turtles All the Way Down / Book

Hey There !

Because I read this book in English instead of Turkish I am gonna make this review in English. Translation is on the way so no worries !


“We never really talked much or even looked at each other, but it didn’t matter because we were looking at the same sky together, which is maybe even more intimate than eye contact anyway. I mean, anybody can look at you. It’s quite rare to find someone who sees the same world you see.” 

pg. 9
Okumaya devam et “Turtles All the Way Down / Book”
hayat, Hayattan Kesitler, Okul, Uncategorized

Bir Dönem Başlar…

Evet bugün üniversite 2. Sınıfın 2. döneminin ki namı diğer bahar dönemi, başlangıç günü. Çok heyecanlıydım taki okul ring servisine binene kadar. Bazen mutlu olursunuz, sonra neden mutlu olduğunuzu unutursunuz ve unuttuğunuz için mutsuz olursunuz. Ringe bindiğimde bunların hepsini 1 saniye içinde hissettim. Hava neyse ki güzel, şubatın başlarında olmamıza rağmen serin rüzgarlar ve insanların giyim tarzlarından başka kış alameti yok. Yoksa iyice mutsuz olacaktım. Nedenini, nasılını ve aslını bilmeden.

Bunları Beşiktaş ringini beklerken yazıyorum. Zamanın çok hızlı geçtiğini farkettim. Tatilde ne yaptım bilmiyorum. Tatil nasıl geçti onuda bilmiyorum. Mutlu ya da mutsuz olup olmadığımı da bilmiyorum. Biliyorum anlatım hataları yapıyorum. Yazmak için mi yazıyorum yoksa yazmak ihtiyaç olduğu için mi ? Aslında sebebi ileride bu bloga bakmak ve o tarihlerde neler yaşadığımı hatırlamak. Nedense insan derdini tanımadığı insanlara anlatınca daha çok rahatlıyor. Çünkü tanıyanların yargılayacağından korkuyor. Evet bu, blog yazmamdaki sebeplerden biri bu.

Konu konuyu açıyor. Açılmış konulardan bir iki tanesini kapatıp orijinal konuya geri dönüyorum. Bugün okul dönemimin birinci günü. İnstagrama durum atacaktım ama bloga yazmamın daha iyi olacağını düşündüm.

Bugün derse bölüm başkanı hocamız girdi ve ben sadece kitap adı söyleyip dersi bırakacağını düşünürken o ders işledi. Bu hocadan çok ciddi bir kadın olduğundan korkardım. Gerçekten çok ciddiydi. Derse geç gelen arkadaşlardan birine bu ilk ve son dedi. Ama korkutucu değildi. Dersini iyi işliyordu. Ve kendisini sevdim

Yazıyı pazartesi  yazmaya başladım ama bugün yolluyorum. okulun ilk haftası bitti ve çok sıkıcıydı ama arkadaşlarımı özleişim.

Alumina

Edebiyat, Kitaplar, Şehir

Beyaz Geceler / Kitap

Yoksa tanrı onu bir anlık bile olsa

Sana yakın olması için mi yarattı ?

-İvan Turgenyev

Kitabımız bu alıntıyla başlıyor ve bu alıntı kitabı çok güzel özetliyor kanaatimce. Nastenka ve kitabımızın baş karakteri beyaz gecelerde, beyaz gecelerin şehri Saint Petersburgda karşılaşıyor ve birbirlerine hikayelerini anlatıyorlar. Başkarakterin ismi verilmemiş. Hakkında bildiklerimiz çok az ama hakkındaki en önemli şeyi biliyoruz o da bir hayalperest olması. Bu hayalperest yaşadığı şehri başlarda öyle bir anlatıyor ki sanki ruhum o sokaklarda güneş batarken bulunmuş gibi hisettim.

Gökyüzü öylesine yıldızlı ve aydınlıktı ki, ona bakarken, “böyle bir göğün altında bu hırçın ve kaprisli insanlar nasıl yaşar?” diye sormadan edemezdiniz. Bu da çok gençlere özgü bir düşüncedir sevgili okuyucu, Tanrı’dan ruhunuzun hep genç kalmasını dilerim.

Dostoyevski / Beyaz Geceler

Kitabın yazarı büyük edebiyatçı Dostoyevski ki bu kitabı okumak için yeterli bir neden, kitabın öteki kitaplarına kıyasla kısa olması (100 sayfadan az) da cabası.

 

Bu kitabı kitap okuma meydan okumasının ” hep ziyaret etmek istediğin yerde geçen bir kitap” maddesi nedeniyle okudum ama zaten okumak istediğim bir kitaptı. Kitap Saint Petersburgda geçiyor demiştim. Saint Petersburg en çok ziyaret etmek istediğim yer değil belki ama kesinlikle görmek istediğim özellikle beyaz geceleri yaşamak istediğim yer.

St.-Petersburg_beyaz_geceler-3

Lisede gezmeyi çok seven bir hocam vardı. Bu şehri öyle bir anlatmıştı ki oraya gitmiş kadar olmuştum. Ama bu şehrin ününü ilk defa uçaklarda dağıtılan dergilerde okuduğum bir yazıda okumuş ve sonra araştırmak üzere aklımın bir ucuna yazmıştım. Peki bu şehri özel kılan ne ve neden ziyaret etmek istiyorum ? Bunun için biraz internette arama yapmanızı ve şehrin tarihini araştırmanızı öneririm. Eminim size de ilgi çekici gelecektir.

 

Şimdilik bu kadar

–Alumina

 

Edebiyat, Şiir

Gecenin Binlerce Gözü var

 

The night has a thousand eyes,

And the day but one;

Yet the light of the bright world dies

With the dying sun.
The mind has a thousand eyes,

And the heart but one:

Yet the light of a whole life dies

When love is done.

 

-Francis William Bourdillion (1894)
Asoue’nin son bölümünü izlediniz mi ? Ben izledim ve bu şiir beni kalbimden vurdu. Bu yüzden paylaşmak istedim.
 Çevirisi:
Gecenin binlerce gözü var

Ve günün, fakat bir tane

Ama parlak dünyanın ışığı ölür

Ölen güneşle birlikte




Zihnin binlerce gözü var

Ve kalbin, fakat bir tane

Ama hayatın ışığı ölür

Aşk bittiğinde

-Francis William Bourdillon (1894)
Çok hoş değil mi? Gözlerin yıldızlara dolayısıla güneşe benzetilmesi, ve aşkında güneşe benzetilmesi. Zihnin binlercesine rağmen kalbin birinin kazanması .
Sevgiler ve Şiirli günler
-Alumina
Kitaplar

Otostopçunun Galaksi Rehberi /kitap

Evet meydan okumamın ilk kitabıyla karşınızdayım.

Madde : Uzayda geçen bir kitap.

Kitap: Douglas Adams’ın Otostopçunun Galaksi Rehberi

Panik var mı ? : var ama yokmuş gibi davranacağız, çünkü kitabın mottosu 🙂

Yayınevi: Alfa (12.baskı)

Çevirmen: Nil Alt

Nihai sorunun cevabı : ?? (Söylemek çok isterdim ama spoiler olur.;)

Tür: Bilim kurgu, Uzay, fantastik, komedi, absürt

Tavsiye eder miyim ? : evet, yukarıdaki türleri sevenler bu kitabı sevecektir.  Okumaya devam et “Otostopçunun Galaksi Rehberi /kitap”

Anime, hayat, Hayattan Kesitler, Japonca, Okul

Hayat yaptığımız Tercihlerdir….

Life is just an important choice one another, keep going forward and watch how far those foolish choices can take you.

Hayat bir biri ardına yaptığımız tercihlerdir, ilerlemeye devam et ve bu saçma tercihlerin seni nerelere götürebileceğine bak.

– Hideaki Sorachi (Gin Tama)

Şu sıralarda izlediğim animede böyle bir replik geçiyor. Bu sıralarda da finallerim var olduğu halde ben Japonca kursuna gittim. Daha doğru ifade etmek gerekirse 2 adet finalimin, ki birisi saat dokuzda diğeri ondaydı ve kitaplarıyla bakışmaktan başka bir hazırlanmışlığım yoktu, ben işte o gün finallere çalışmak yerine kursa gittim. Kursum akşam saatlerindeydi yani kurstan sonrada çalışmazdım.

Okul benim geleceğimdi, o derslerden de notum çok iyi değildi, ayrıca AGNO kasmam gerekiyordu, dahası Japonca’nın ilerde mesleğim ile bir alakası yoktu ama ben sevdiğim için çok saçma bir karar olduğunu bile bile kursa gittim. 20190102_203419

Kursa giderken durakta sınıf arkadaşlarımdan biriyle karşılaştım. Durumumu anlatınca meşhur üniversite esprisi ” risk budur.” dedi. İnsanın kendini destekleyen arkadaşları olması hoş bir şey. Buna ne kadar destek denir o ayrı bir tartışma konusu ama olsun.

Bakalım bu seçim beni nereye götürecek, nerelere götürecek ???

images.jpeg

Sevgiler ve İyi Ders çalışmalar

-Alumina