Kitaplar

Kaplumbağa Kabuğunda Dünya / Kitap

Herkese Merhaba !

Kitabını İngilizce aslından okuduğum için yorumunu da İngilizce yazdığım “Turtles all the Way Down”, Türkçe adıyla “Kaplumbağa Kabuğunda Dünya” kitabıyla yine karşınızdayım. Kendi yazdığım yazının çevirisini de kendim yapacağım için aslına %100 uy(a)mayacağım, çünkü çeviride kendinden bir şeyler katmalısın, değil mi ?

Kitabı Türkçeye çeviren kişi de benim gibi düşünmüş olmalı ki bu kesinlikle yanlış bir şey değil, kitabın adını birebir çevirmemiş ve kanımca en basit ifadeyle saçma, en klas ifadeyle beceriksizce çevirmiş. “Turtles all the way down” İnglizce ve Türkçenin de dahil olduğu birkaç dilde deyimsel bir ifadedir ve birebir çevirirsek “aşağısı hep kaplumbağa” demektir. Yazar bu ifadeyi kitapta öyle güzel bağlamıştı ki Türkçe çevirisinin böyle olması bayağı üzdü beni. Nedenini yazının devamında anlayacaksınız. Ayrıca John Green’in kitaplarının adları Türkçede neler çekti be ? Cidden The Fault In our Stars (Yıldızlarımızdaki Hata) nereye, Aynı Yıldızın Altında nereye ? Fena değil ama orijinali tercih ederim. Çevirinin devamı hakkında bir yorum yapamam çünkü dediğim kitabı Türkçesinden okumadım. Ama kitabın kısa sürede çevrilmiş olmasından mutlu olduğumu eklemeden edemeyeceğim


“Size herkes bakabilirdi. Asıl nadir olan, sizinle aynı dünyayı gören birini bulmaktı.”

John Green
Elektrikler kesildiği için kendi kendime romantik havalara girdiydim de

John Green’i sever misiniz ? Kendisi kimilerince 1 numaralı genç yetişken dram kitaplarının yazarıdır ve yaptığı işi seviyor. Önceki kitaplarından Kağıttan Kentleri, Alaskanın Peşindeyi ve Aynı Yıldızın Altındayı okumuştum. Kağıttan kentler aralarından en çok sevdiğim ve bence Aynı Yıldızın Altında biraz abartılmış bir eser ama yinede diğer kitaplarıyla beraber beğendiğim bir ktabı. Kendisi genellikle gerçek hayatla, hayalini kurduğumuz hayatla değil, ilgili eserler yazar ve bu onu benim için değerli yapan şey, kendine has klişelerine rağmen. Mesela bu klişelerden en meşhuru kendine güveni tam biri ve onun becekriz aşığı.

Ne zaman John Greenin kitaplarından birini okusam, mutlaka yazdığı karakterlerden birini belki daha fazlasını kendimle bağdaştırırım, bu kitapta da şaırtmadı beni :). Bu kitabı aylar önce babama aldırmıştım ve aylarca raflarda okunmayı bekledi bu kitap. Belki ben bu kitabı okumak için doğru anı bekliyordum, mesela meydan okumamın bir maddesi olarak. Madde: karakteri seninde uğratığın bir hobiyle uğraşan bir kitap oku. Bu kitapta bu maddeye uyan birden çok karakter var.


Madde: karakteri seninde uğratığın bir hobiyle uğraşan bir kitap oku.

Bu kitapta benim uğraştığım hobiyle uğraşan karakter Davis . Davis edebiyatla, daha çok şiirle ve bloggerlıkla uğraşıyor, tıpkı benim gibi. Ayrıca Uzaya ve Gökyüzüne de meraklı, teleskopuyla her gece yıldızları izler, ben onun kadar olmasa da gökyüzünü seyretmeyi seviyorum. Kendisi kitabın ana karakteri ya da ana kötüsü değil. O yakın tarihlerde kaybolmuş bir milyarderin oğlu ve ana karakterimiz Aza kayıp milyarderi bulmak için ya da başına konulan ödülü kazanmak için ya da bambaşka bir sebepten dolayı şerlokçuluk oynarken Davis’le tekrar karşılaşır. Daha fazla spoiler vermek istemiyorum.

Yukarıda da bahsettiğim gibi John Green genellikle bizim görmezden geldiğimiz, önemsemediğimiz ya da daha kötüsü hakkında cahil kalmayı tercih ettiğimiz gerçek hayatta yaşanan durumları/olayları yazar. Bu seferde OCD ( obsesif kompulsif bozukluk) ‘li bir karakter hakkında yazmış ki bu karakter baş karakterimiz Aza ve onun sayesinde OCD’li günlük hayata derin bir göz atıyoruz.

Senin şimdin, senin her zamanın değil.

Böyle bir hastalığın varlığından haberdardım ama bu hastalığın günlük hayatı nasıl etkileyeceğinden bihaberdim. Düşünmek, çok düşünmek, daha çok düşünmek ,düşüncelerin kaçınılamaz bir spiral haline gelmesi ve o sipralin hiç bitmediğini ve de merkeze yaklaştıkça daha da darlaştığını bilmenin zaten zor olan hayatı nasıl daha da zorlaştırdığını hisettim bu kitabı okurken. Kitabın orijinaldeki adıda düşüncelerin yukarıda bahsettiğim deymsel ifadeye benzetilmesinden geliyor.

Günlerden bir gün ünlü gök bilimci (söylentiye göre Bertrand Russel) gökbilimi üzerine bir söylev vermektedir. Dünyanın Güneş etrafında nasıl döndüğünü, Güneşin ve Galaksi denen denen uçsuz bucaksız yıldızlar kümesi etrafında nasıl devindiğini anlatır. Konuşmanın sonunda solanun en arkasında oturan ufak tefek yaşlı bir bayan ayağa kalkar ve ” bütün bu söyledikleriniz saçma sapan şeyler. Aslında Dünya dev bir kaplumbağanın üstünde tepsi gibi durmaktadır” der. Bilimci ise yüzünde esaslı bir gülümseme ile yanıtlar ” Peki kaplumbağa neyin üzerinde ?” . Yaşlı kadın ” sen çok akıllısın delikanlı, çok akıllı ama ondan aşağısı hep kaplumbağa!”

Daha ayrıntılı açıklama için tıkla

Kitapta sevdiğim, kendimi bağdaştırdığım bir iki karakterden daha bahsedeyim. İlki Daisy. Gururla söyleyebilirim ki ben de profesyonel bir Hayrankızım (fangirl) ve hatta tumblrda hayrankurgu (fanfic) bile yayınladım. Ve profesyonel olmasa da Micheal gibi resimle ilgileniyorum, hatta hayran resimleri de paylaştım. Ama kendimi en çok yakın hissettiğim karakter Aza. Ben de çok düşüneni gereksizce fazla düşünen bir insanım ve bazen kendi düşüncelerim beni korkutuyor, genellikle beni kötü hissettirior. Bildiğim kadarıyla OCD’im yok ve bu paragrafları sempati göstermek ya da acımak için yazmadım. Sadece nasıl hissetiğimi yazıyorum. Ayrıca kendimi Aza’ya bir konuda daha yakın hissettim ki o konu da şu: bende sürekli iyi bir insan, iyi bir kız, iyi bir öğrenci, iyi bir evlat ve iyi bir arkadaş olmak için zorluyorum. Ve bu zorlamalar bazen beni düşündürüyor bu gerçekten ben miyim yoksa başka birisi mi diye.

Bu kitap yazarımızın büyüdüğü Indianapoliste geçiyor. Bu kitap bir nevi onun hayatından kesitler içeriyor tıpkı David Copperfield ve Charles Dickens ilişkisinde ki gibi. Eğer kitabı okuyacaksan bunu aklında bulundur lütfen.

Daha yazmak istediğim şeyler vardı ama inanıyorum ki en öenmli kısımı yazdım. Yapabildiğim en iyi şekilde duygularımı anlattım.

Şimdilik bu kadar -Alumina

Not: Tuatara =)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s