hayat, istanbul, Müzik, Resim

Dağınık Yazı

Sınav haftasında olduğum için biraz dağınık bir yazıyla karşınızdayım.

Daha sınavlarım bitmedi. Ama bitmek üzereler. Bazen düşünüyorum, biten sınavlar yoksa ben mi ? Kalemler mi ? Kağıtlar mı ? Sabrım mı ? Notlar mı ? Geleceğe dair umutlarım mı ? Bitmesini istediğim birşey varsa o da hocaların belirsizliği ve kaprisi ve de işlemedikleri yerleri sormaları. Cidden öğretmenlik okuyan biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bazen bize nasıl öğretmen oluncağından çok nasıl olunmayacağını öğretiyorlar.

Bu arada gelecekte işsiz kalırsam şu dört yıl boyunca biriktirdiğim ve biriktireceğim notları toparlayıp fotokopiciye satmayı düşünüyorum ya da direk bir fotokopici dükkanı açmayı. Belki kitap haline gelir de gelecek kuşaklara yardımcı olur. Çok harika notlar değiller ama birkaç arkadaşla ortak olup notları birleştirirsek işe yarayabilir 🙂


Tüyapa gittim sınav haftam olmasına rağmen, hem de iki kere, vicdan azabı çeke çeke. Her zaman ki gibi çok kalabalıktı ve her zamanki gibi yayınevleri sadece çok satan kitaplarını getirmişti. Ama yine de güzeldi. Kitap olan her yer güzeldir çünkü.


Şu sıralar sıkılana kadar dinlediğim şarkı. Bana Yunus Emrenin bir sözünü hatırlatıyor. “Bir ben var bende benden içeri”.

“arar sorar belki bulursun, bulunca elbet durulursun, En sonunda gururuna kapılıp gider, kaybolursun”
“KANDIRMA KENDİNİ”

Bu dönem Almanca öğrenmeye başladım(zorunlu seçmeli ders) ve geçen yıl başladığım Japonca kursuna devam ediyorum. Okulda da dersler ve ödevlerin çoğu İngilzce. Aralarda arkadaşlarla Türkçe konuşuyoruz. Yani en sonunda Polyglot/Multilingual/çokdilli oldum. Ölmeden önce yapılacaklar listesinden birkaç madde eksilttim. İlginçtir Almanca dersi aldığım günün akşamı Japonca kursuna gidiyorum ve o gün ikinci dünya savaşında ajanlık yapabilecekmişim gibi hissediyorum 🙂


Sevimli bir sahaf dükkanı keşfettim dün. Sahafın kedisi Feride ile oynadım. Tophanenin oralarda bir yerde.


İnsanların okul bitince ne yapacaksın sorusuna kıl oluyorum. Çünkü ne yapmak istediğimi biliyorum, nasıl yapılacağını bilmesem de, ama anlatmak istemiyorum. Anlatmak zorunda değilim. Anlamak ya da bilmek zorunda değilsin, sahte samimiyeti bir kenara koyalım lütfen. Uğraşmamak için klasik cevabı verip geçiyorum. Bknz.


Bu blogu ilk açarken aklımda sulu boyalar hakkında konuşmak, bir sulu boya blogu hazırlamak vardı. Bu hayalime geri döndüm. Vakit buldukça sulu boya ile uğraşmaya devam edeceğim ve burada öğrendiklerimi, bildiklerimi paylaşacağım. Bu yüzden blogun en üstündeki resmi değiştirdim.

Tahmin edin neyden esinlendim ? Tabiki de PoAH, Kule, kelebek ve kış

Sevgiler ve stressiz günler dilerim herkese

-Alumina

Müzik

Yağmurlu Şarkılar 2. Kısım

Herkese Merhaba . Sınav haftam bitti ama ödevlerim bitmedi. Bardaktan boşalırcasına üstüme üstüme geliyor ödevler. Başka bir yazı yayınlayacaktım ama yetiştiremedim. Bu hafta içinde umarım yayımlayabilirim (Taslaklarda yarım kalmış onlarca yazı var, damlaya damlaya göl oluyorlar). En sonunda İstanbula soğuk havalar geldi. Gelmeliler de artık. Kasım ayında terlemekten sıkıldım çünkü. Neyse çok saçmaladım. Unuttuğum, yeni bulduğum ve arkadaşlarımdan öğrendiğim şarkılardan bir liste yaptım. Arkadaşlarıma içinde yağmur geçen şarkılar biliyor musunuz diye sorunca çok güzel bir muhabbet açıldı ve eski şarkılardan bahsettik ve konu yine manganın nasıl erovizyonu kaybettiğine döndü. Buradan öğrendiğim şey konuşacak konu bulamıyorsan insanlara müzik sor. Muhabbet tıkandığında da başka şarkıya geç :).

Yağmurlu bir günde çektiğim bir resim.
Okumaya devam et “Yağmurlu Şarkılar 2. Kısım”
Müzik

Yağmurlu Şarkılar 1. Kısım

Hazır yağmur mevsimi İstanbula gelmişken içinde yağmur geçen, yağmur damlalarını şırıltıları geçen şarkılardan bir derleme yaptım. İçinde yağmur geçen yüzlerce binlerce şarkı var. Ben kendi karşılaştığım ve sevdiklerimi ekledim. Yazının ikinci belki üçüncü bir kısmı da olacak çünkü dediğim gibi yüzlerce yağmurlu şarkı var, yeni yağmurlu şarkılar keşfedip ikinci kısmı yazacağım. Sizin öneriniz ya da içinde yağmur geçmese de yağmurlu günlerde dinlediğiniz şarkıları yorumlara eklemeyi unutmayın.

Yağmurlu bir günde çektiğim bir fotoğraf
Okumaya devam et “Yağmurlu Şarkılar 1. Kısım”
istanbul, Japonca, Kitaplar, Resim, İngilizce

Kitap Okumaya Meydan Okumam (Devamı)

Birkaç hafta önce yazdığım yazının devamı niteliğindeki yazıyla yine karşınızdayım sayın okurlar.

Okumaya devam et “Kitap Okumaya Meydan Okumam (Devamı)”
Film

Joker 2019 Film

Yakarsa dünyayı garipler yakar

Müslüm Gürses

Geçen cuma arkadaşımla bu filmi izlemeye gitmiştik. Bu cumada yazısını yazıyorum. Aslında çoktan hakkında yazılar yazıldı. Övüldü, eminim kimileri tarafından da sövülmüştür(Öhöm uçuk marvel hayrankız grubu öhöm). Ama ne övgüler ne de sövgüler bu filmin konusunun Müslüm babanın yukarıda ifade ettiği garipler hakkında olduğu gerçeğini ve filmin çok gerçekçi olduğunu değişteremez.Peki kim bu garipler ? görmezden geldiğimiz ve görmezden gelmeye devam ettiğimiz yaşamaya çalışan, tutunacak dal arayan, sokaklarda gördüğümüz, yanından geçtiğimiz, bir şeyler yapmak istesek de yap(a)madığız, kimi zaman korktuğumuz çoğunluğunu işçilerin, düşkünlerin, düşmüşlerin oluşturduğu sınıftan çok daha fazlasıdır. Eğer sen bu yazıyı rahatlıkla okuyorsan ve eğer ben rahatlıkla yazabiliyorsam, biz garip değiliz.

Spoilersiz
Anime, Japonca, Kitaplar, Seyahatname, İngilizce

Kitap Okumaya Meydan Okumam

Uzun süre sekteye uğradıysa da devam ediyorum

15i bitti 10u kaldı.

Burada gördüğünüz kitapların hepsi uzun kendilerine ait yazılar ıhakkediyorlar. Belki yazarlarının başka kitabını okuduğumda tekrar bu kitaplara dönerim. Bu yazıda hepsinden kısaca bahsetmeye çalıştım.

Okumaya devam et “Kitap Okumaya Meydan Okumam”